Çeşitlilik ve Engellilik

March 04, 2020 4 dakika

Türkiye’de yeteri kadar önem verilmeyen iki kavram hakkında dikkat çekmek istiyorum:

Diversity (Çeşitlilik): Bireylerin dili, dini, ırkı, cinsiyeti, cinsel yönelimi, ideolojisi, kültürü, giyim tarzı farklı farklıdır. Birlikte çalıştığımız, vakit geçirdiğimiz, aynı çevrede bulunduğumuz insanların çeşitliliği sayesinde bir konu hakkında farklı detayları görmek kolaylaşır, ürün veya hizmetin erişilebilirliği artar, yapılan iş kapsayıcı olur.

Disability (Engellilik): Bireyin yaşamsal faaliyetlere katılımında birebir çözümü olmayan kısıtlamalar engellilik olarak tanımlanabilir. Diversity’den farklı olarak disability’de ek bir çabaya ihtiyaç duyulur. Engelli otoparkı, engellilerin kullanımına uygun tuvalet, asansör, kaldırım; şeker hastaları için insülin ilaçlarını koyup kullanabilecekleri soğutucu, işitme engelliler için görsel metinler, görme engelliler için işitsel yönlendirmeler ve bunun gibi. Sadece fiziksel değil; asperger, anksiyete, otizm, disleksi ve benzeri ruhsal, psikolojik, iletişim ve algıyı etkileyen farklılıklar da bu konu içinde değerlendirilir.

The purpose of software is to help people.

~ Max Kanat-Alexander, Code Simplicity

Kullandığımız ürünlerden, aldığımız hizmetlerden veya katıldığımız konferanslardan hepimiz bir fayda bekliyoruz. Örneğin böbrek taşı sıkıntısı çeken birisi az su tükettiğinde hatırlatacak basit bir yazılım bir fayda sağlar. Son bir ay neleri yapıp neleri yapamadığını gösteren bir tablo veya rapor, bir sonraki ayı daha iyi planlayabilmek için yardımcı olur. Bir ürün veya hizmetin değeri, kullanıcıya ne kadar fayda sağladığı ile doğru orantılıdır.

Ne yazık ki ürettiğimiz şeyin değer görmesi için genellikle herkesi değil, çoğunluğu hedefliyoruz. Bir email şablonu seçerken veya web projesi tasarlarken azınlığı gözardı ediyoruz. HTML format varken text formatının görme engelliler için önemini unutuyoruz, renkleri seçerken renk körlerini düşünmüyoruz, konferans salonu seçerken tekerlekli sandalye kullanan insanlar için ulaşımın kolay olup olmayacağını dikkat etmiyoruz, form hazırlarken cinsiyet veya inanç seçeneklerini eksik bırakıyoruz.

Oysa bunları baştan göz önünde bulundurursak çalışmalarımızın kapsayıcı olması zannedildiği kadar zor ve maliyetli değil. Dünya tıpki özgür yazılımda olduğu gibi bu konuda da deneyim biriktiriyor ve çalışmamızın erişilebilir olup olmadığı konusunda fikir verecek birçok araç ve yöntem var. Az su tüketen bir kullanıcı için su içme alışkanlığı kazandıran bir mobil uygulama değerlidir; bu uygulamayı görmeden kullanmak zorunda kalan ve kullanabilen bir kullanıcı için ise çok değerlidir.

Farkındalığın oluşması için çalışma ne yapabiliriz?

  1. Etkinlik ve toplantı sitelerinde erişilebilirlik ile ilgili bilgiler yer alabilir ve “Code of Conduct” sayfası oluşturulabilir. Yeterli bilgi olmaması durumunda bilgi alabilmek için iletişim bilgileri yazabilirsiniz. PyCon TR sitesi buna güzel bir örnek.

  2. Konuşmacı, katılımcı veya çalışan seçiminde çeşitliliğe önem verebilirsiniz. Chris hocanın eğitimlerindeki %50 kadın kotası buna güzel bir örnek. Konuşmacılara veya çalışanlara ödeme yapılırken cinsiyet ve ırk farklılığının gözetilmesi söz konusu bile olmamalı.

  3. Çalışma ortamlarının veya etkinlik alanlarının erişilebilirlik için evrensel standartlara uygun olup olmadığını kontrol edebilirsiniz. İşitme engelliler için yazılı, görsel; görme engelliler için işitsel veya Braille alfabesi gibi alternatif iletişim araçlarını destekleyebilir, tekerlekli sandalye kullananlar için ulaşımın mümkün hale getirilmesini sağlayabilirsiniz.

  4. Türkiye’de yaşayan yabancı insanlara da hitap edebilmek ve kültürel çeşitliliğe olanak sağlamak için sunumlarda simultane İngilizce çeviri hizmetinden yararlanabilir veya iletişim için ortak bir dilde konuşmaya özen gösterebilirsiniz.

  5. İlginç işler yapan ancak yetersiz temsil edilen (under-represented) en az bir konuşmacıya öncelik verebilirsiniz.

  6. Networking teşvikinin sosyal anksiyeteyi tetiklemeyecek şekilde yapılmasına özen gösterebilirsiniz. Örneğin: İlgi alanlarına göre kategorilenmiş networking grupları oluşturmak (tasarım, yazılım vb.) isteyenlerin ilgili gruba dahil olması ve dışlanmış hissetmemesi amaçlanabilir. Bunun dışında networking teşvikinde bulunurken, bunun istek dahilinde olduğu hatırlatılabilir ve bu süreçte konuşma salonu boş bile olsa kullanıma açık tutulabilir.

  7. İşe alımdan hemen sonra çalışanın rızası doğrultusunda yapılacak bir testle her çalışanın anksiyete bozukluğu, sosyal fobi vb. zorlayıcı bir farklılığı olup olmadığı saptanabilir. Test sonucu sadece ekip lideri ile paylaşılabilir.

  8. Toplantılarda, etkinliklerde; dini, kültürel ve alerjen diyetleri göz önünde bulunduran yiyecek seçenekleri sunulabilir.

  9. Ofis düzeninde kadın-erkek ibaresi bulunan tuvaletler yerine, unisex (gender-inclusive) tuvaletler tercih edilebilir veya üçü birden olabilir. Bebekli katılımcılar veya konuşmacılar için cinsiyet ayrımı gözetmeyen emzirme ve bez değiştirme odalarının olması gerekir.

  10. Yüksek kokteyl masaları yerine, yiyeceklere tekerlekli sandalyede olan katılımcıların da ulaşabileceği alçak masalar tercih edilebilir.

Bu konu hakkında bilgi edinebileceğimiz kaynaklar

  1. Code of conduct, bu Wikipedia sayfasının henüz Türkçesi yokmuş, Türkiye’deki kısıtlamayla ilgisi var mı?

  2. Code of conduct için ikinci bir kaynak daha.

  3. Karl Popper’in Hoşgörü paradoksu, bunun da Türkçesi yokmuş, ne garip.

Bu yazıya katkıda bulunanlar